Kadıgil: Ortada kriz yok, ortada Anayasa maddesine uymayan bir Yargıtay var!

Kadıgil: Ortada kriz yok, ortada Anayasa maddesine uymayan bir Yargıtay var!

Sera Kadıgil ve Meral Danış Beştaş ile AKP’li Leyla Şahin Usta arasında “yargı” krizine ilişkin tartışma yaşandı.

İleri Haber

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) bugünkü oturumunda, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ile AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta arasında, Yargıtay’ın Anayasa Mahkemesi’ni (AYM) hedef alan “Can Atalay” kararına ilişkin tartışma yaşandı. Kadıgil Usta’ya, iktidarın “yeni anayasa” çağrısına karşılık “Ortada kriz yok, ortada Anayasa’nın bir maddesine uymayan bir Yargıtay var” sözleriyle tepki gösterdi.

AYM’nin TİP Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında verdiği “hak ihlali” kararının ardından, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Yüksek Mahkeme üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmasına ilişkin tartışmalar sürüyor.

TBMM’nin bugünkü oturumunda, TİP Sözcüsü Kadıgil ve HEDEP Grup Başkanvekili Beştaş ile AKP Grup Başkanvekili Usta arasında, “yargı” krizi ve iktidarın “yeni anayasa” çağrısı üzerinden tartışma yaşandı.

‘ANAYASAYI UYGULAMA YETKİSİ DE YARGITAY’DA MI?’

Tartışma, AKP’li Usta’nın “AYM ve Yargıtay üzerinden yürütülen tartışmalarda Meclis’e düşen aslında Türkiye’nin ihtiyacı olan sivil bir anayasayı yapabilmektir. Bu irade bizde var; bir yetki karmaşası, bir yetki kavgası varsa bunu çözebilecek kurum da TBMM’dir. Anayasa yapma yetkisi sadece Meclis’tedir, tek bir kurumdadır” sözlerine, Kadıgil’in “Uygulama yetkisi de Yargıtay’da mıdır Sayın Grup Başkan Vekili” şeklinde cevap vermesiyle başladı.

Bunun üzerine Usta’nın “Anayasa’dan bahsedenlere Anayasa’nın 104’üncü maddesini de hatırlamak gerekir diye düşünüyorum. Madde şunu söyler: Cumhurbaşkanı ülkede tüm kurumların başıdır ve kurumların uyum içerisinde çalışması noktasında görevlidir” şeklindeki sözlerine, Kadıgil “Anayasa ‘3’üncü kez aday olamaz’ da diyor” diyerek tepki gösterdi.

BEŞTAŞ: HAKEMLİK YAPACAK BİR DURUM YOK

HEDEP’li Beştaş da “Konuşmayı halk yanlış anlayabilir, sanki ‘Cumhurbaşkanı yargının da başıdır ve yargı arasında var olan çatışmaları çözer’ gibi bir anlam çıktı, ben hukukçu olarak öyle anladım. Bu maddede ne lafzıyla ne ruhuyla böyle bir anlam yok; çok açık, diyor ki: ‘Devletin başıdır. Yürütme yetkisi…’. Yürütme bir organdır, yargı ayrı bir organdır, yasama ayrı bir organdır. Ayrıca, hakemlik yapacak bir durum yok; iki tane yüksek yargı organı arasında bir yetki çatışması var, biri Anayasa maddesine uymak zorunda, baş kaldırıyor, isyan ediyor, bunun ötesi yok” sözleriyle Usta’ya yanıt verdi.

‘ANAYASA’NIN 134 MADDESİNİ DEĞİŞTİRDİLER, NEYİ YAPAMAMIŞLAR DA AĞLIYORLAR?’

Beştaş’ın sözleri üzerine, AKP’li Usta “Sayın Başkan, gördüğünüz gibi Anayasa maddesini Meral Hanım okuyor, başka yorumluyor, biz okuyoruz, başka yorumluyoruz; demek ki bizim Anayasa’yı yenilememiz gerekiyor. Gelin, bu yetki kargaşasını da bu yorum kargaşasını da hep birlikte çözelim. Ama niyetiniz böyle değilse bu tartışmaların sonu gelmez ve bitmez. Hedef eğer ülkede “kriz” lafını çoğaltmaksa, bunlardan nemalanmaksa, bunlardan politik ve siyasi bir rant elde etmekse elbette ki masaya oturup anayasa çalışmalarına destek verilmez” yorumunu yaptı.

TİP Sözcüsü Kadıgil, Usta’nın yorumuna “Sayın Başkan, 177 maddeden 134’ü AKP tarafından değiştirildi. Sayın Usta cevap verebilir mi, neden becerip yapamamışlar da şimdi “yeni anayasa” diye ağlıyorlar?” sözleriyle tepki gösterdi.

Kadıil’in sözleri üzerine Meclis’te tansiyon yükseldi. Kadıgil ve Beştaş ile AKP’li milletvekilleri arasında yaşanan tartışmalar sırasında, Kadıgil, “Kendi yazdıkları Anayasa maddesine uymayan bir iktidarla biz neyin anayasasını yapacağız” ifadelerini kullandı.

‘YENİ ANAYASA YAPMAK İÇİN BİR KRİZ YARATILMIŞ DURUMDA’

Tartışmanın üzerine TİP Sözcüsü Kadıgil söz alarak şunları kaydetti:

“Sürekli yalan söyleniyor; Meclisin kürsüsünden, Meclisin Grup Başkan Vekilliği makamlarından, Meclisin Genel Başkanlığı makamlarından yalanlar söyleniyor ve yeni Anayasa yapmak için bir kriz yaratılmış durumda.

Mevcut Anayasa’nın 177 maddesinin 134’ü AKP iktidarı tarafından değiştirildi. Ortada bir kriz varsa bunun müsebbibi bu sıralarda oturan arkadaşlar. Bunu da geçtim, yatıp kalkıp ne diyorsunuz kaç gündür: ‘Yeni anayasa yapalım, Meclis sorumluluk alsın’. Niye bunu diyorsunuz? Çünkü Anayasa’yı yapmanın bir kuralı var, bir hukuku var, bir edebi, bir adabı, bir geleneği var. Buna uygun olsun diye buraya dönüp dönüp çağrı yapıyorsunuz. Soruyorum hepinize ya, aranızda hukukçu olsun olmasın, okuma yazma bilen bütün insanlara soruyorum. Bakınız, gerçekten aynı Anayasa’nın bir 6’ncı maddesi var ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diye başlar, altında da şöyle devam eder: Hiç kimse kaynağını Anayasa’dan almayan bir kuralı, bir gücü kullanamaz.

‘ORTADA KRİZ YOK, ORTADA ANAYASA’NIN BİR MADDESİNE UYMAYAN BİR YARGITAY VAR’

Aynı Anayasa’da 153’üncü madde var, ben yazmadım onu, siz o maddeleri geçirirken ben sokaklarda ‘Hayır’ diye dolaşanlardan biriyim. O maddede diyor ki, ‘Anayasa Mahkemesi kararları kesindir’. Ve şu anda Yargıtayın bir ceza dairesi, utanmadan Yargıtayın Başkanlığı hatta utanmadan bazı koca koca siyasi vasıflar taşıyan insanlar inip çıkıp bize diyorlar ki ‘Ama ortada kriz var’. Arkadaşlar, ortada kriz yok, ortada Anayasa’nın bir maddesine uymayan bir Yargıtay var. Bunun adını koyamazsanız siz kendinize milletvekili diyemezsiniz, bu sıralarda oturmaya da hakkınız yoktur çünkü ortada bir Anayasa yoksa ortada milletvekili yoktur, ortada bir Cumhurbaşkanı yoktur, ortada bir bakan yoktur.

‘YARGITAY ELİYLE MİLLET İRADESİNE UYMAMA KARARI ALDINIZ’

‘Bu millet buraya gelip oturanları seçer, siz karışamazsınız’ dediniz; bu millet, Hatay'da depremden yeni çıkmış milletin bir bölümü 80 bin oy verdi ve hâlihazırda Gezi kumpasından tutuklu olan bir insanı milletvekili olarak seçti. Anayasa Mahkemesi daha önce -sadece TİP grubundan değil farklı farklı gruplardan ki buna MHP dahi dâhildir- tutuklu milletvekilleri için verdiği kararın aynısını verdi ve bunun üzerine ne yaptınız? Yargıtay eliyle bu sefer millet iradesine uymama kararı aldınız. Şu anda milletin seçtiği bir vekilin burada oturup oturamayacağına karar veren merci ben değilim. Şu anda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, şu anda Yargıtay 3. Ceza Dairesi, şu anda hiç utanmadan Yargıtay Başkanlığı ve onun arkasında duran siyasetçiler milletin seçtiği bir milletvekilini Silivri’de tam beş aydır esir tutarken bu konuşmalar bana çok komik geliyor. Bir de ‘Bağırıyorsun’ diyorlar yani bu kadar duruma ben sinirlenmeyeyim de kimler sinirlensin.”